Ben ben dediyim sen sin ALLAHIM

23/1/2007 - Sevgili

Kategori: Siirler

 

 

 

                              Sevgili!

Ümmü mektum gibi
Seni görmeden sana sesleniyoruz
Alıp verdiğin nefesi duyar gibi
Sanki açınca gözlerimizi
Seni görecekmişiz gibi
Sana sesleniyoruz.
Senin huzurunda ses yükselmez.
Edeple konuşulur; edeple susulur.
Hele biz ki bu kapının dilencileri,
El açıp beklemekten başka
Bize bir şey düşmezdi ama
Şu araya giren yıllar olmasa
Mediner17;ne uzak yollar olmasa
İsmin anılınca yürek yanmasa
Kapında beklemekten başka
Bize bir şey düşmezdi.
Bekliyoruz sultânım!
Rüyada olsa bile
Belki teşrif edersin diye
Hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi.
Seni bekliyoruz.
Gelseydin,
Bizim için cennet olurdu gelişin.
Gelseydin,
Saadetli asrından gönderdiğin selâmını,
"kardeşlerim" deyişini
Birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün.
Gelseydin,
Dolaşsaydın sofralarımızı,
Bir tabak fazla görecektin,
Bir bardak, bir kaşık fazla...
Ve sofrada bir yer boş,
Baş köşe!..
Ola ki sen(a.s.m.) lutfeder gelirsin diye.
Gelseydin,
Dolaşsaydın gecelerimizi,
O "kutlu doğum" gecelerini,
Anneler görecektin.
Yeni doğmuşsun gibi,
Yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi,
Mışıl mışıl uyuyasın diye
Seni sabahlara kadar
Hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin.
Sevgili!
Gelseydin,
Medine-i münevvere'den dünyaya yayılan ashabın gibi,
Eyyüb sultan gibi,
Kab bin malik gibi,
Bir fecir vaktinde,
Henüz yirmisinde yirmi beşinde,
Bırakarak yurtlarını ocaklarını,
Hedeflerine ilahi rızayı koyan,
Arkalarına bakmayı ar sayan,
Yiğitler görecektin.
Onlar senin yiğidin,
Elleri, o öpülesi elleri,
Kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken,
Senin köyünün hayaliyle ısındılar.
Gelseydin,
Gecenin zifiri karanlığında,
Uykunun en tatlı aralığında,
Rabiatül adeviyye gibi rabbiyle başbaşa
Gençler görecektin.
Gözyaşı dökerken günahlarına,
Veysel karani'den istediğin gibi,
İnsanlığa dua eden gençler görecektin.
Gelseydin,
Asr-ı saadet gibi olmasa da,
Koklanmaya değer güllerimiz vardı.
Yine senin ikliminde yetişen.
Ama sen gelseydin,
Dikenler bile gül kokardı efendim(a.s.m.)!!!
Seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek...
Hz.vahşi gibi...
Hani sen hane-i saadet'ten mescid-i nebevi'ye giderken
Aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı.
Seni mescidin önünde bekleyen ashabı'nınsa
Bakışları yerdeydi.
Edepten göz göze gelmezlerdi.
Sende(a.s.m.) tebessüle nazar ederdin.
Mütebessim çehreni bir ebu bekir(r.a.) görürdü,
Bir de ömer(r.a.)...
Şimdi okununca ezan-ı muhammedi
Pencerelerde, kapı önlerinde,
Seni(a.s.m.) bekleyen nemli gözler var.
Gelseydin,
Ve yürüyüp geçseydin önümüzden,
Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
Sevgili!
Hakiki aşıkların sana doğru uçarken
Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti.
Dünya güzelliğiyle kollarını açarken
Bize düşen el açıp kapında beklemekti.
Sevgili!
Bekliyoruz!...

 

Dursun Ali Erzincanlı.

Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/11/2006 - MEVLANADA N SOZLER

Kategori: Siirler

 Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır.


Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?


Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır.


Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir.


Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?


Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar.


Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.


Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.


Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.


Dünya tuzaktır. Yemi de istek.
İstek tuzaklarından kaçının.


Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.


Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin.
Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.


Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek,
inciyle denizin varlığından da şüphe eder.


Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamaesından ileri gelir.


Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
bir derde uğratmasından daha iyidir.


Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz.
Suyu başına döksen, başı kırılmaz.
Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.


Kabuğu kırıkardes sedef üzüntü vermesin sana,
içinde inci vardır.


Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.


Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?


Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?


Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.


Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ya olduyungibi gorun Ya gorundunu gibi ol